Yapısal Köprülerin Şehir Versiyonları


Köprüler, her zaman bağlayıcı, birleştirici özellikleri olan yapılardır. Bu özelliğinden olsa gerek, tarih boyunca köprüler büyük bir öneme haizdir. Önemine binaen, ecdadımızın yapmış olduğu  öyle güzel köprüler vardır ki, genel yapısı itibariyle bu güne kadar tarihi  dokusunu kaybetmeden günümüze kadar gelmişlerdir.
İnsanları, diyarları, azgın sulardan geçmeleri sağlayan maddi yapısal köprüler olduğu gibi, ismine binaen yapmış oldu görevi layıkıyla yapan  gönül köprüleri de vardır. Bu gönül köprüleri vesilesiyle insanlar birbirine yakınlaşırlar, birleşirler. Bunlar hayatımızı anlamlaştıran, yaşama hevesi veren, insanı mutlu, kutlu ve huzurlu kılan manevi değerlerdir. 
İçsel  görevi itibariyle gönül köprüleri, dışsal görevleri itibariyle yapısal köprüler, bu bağlantıları fevkalade yerine getirirler.
Tarih boyunca olduğu gibi, günümüzde de şehirleri şehir yapan bir takım yapısal değişiklikler ve güzellikler vardır. Bunlardan en önemlileri belki de  yaya alt ve üst (battı-çıktı) geçitleridir.
 Yapısal köprülerin şehre uyarlanmış değişik bir versiyonu olan alt-üst geçitlerden ve güzelliklerden bir tanesi de ilk defa  şehrimizde yapıldı.
Araba-yaya  alt/üst  geçidi. Trafiğin büyük ölçüde rahatlamasını sağlayacak ve kazaları asgariye indirgeyecek bu alt-üst geçitler, kalabalık şehirlerin vazgeçilmezlerinden bir tanesidir. Belki de şehrin bir çok yerinde olması gereken zaruri ihtiyaçlardır. Hatta alt-üst geçitlerden, daha çok olması gerekmektedir. 
Elbette her şeyin bir başlangıcı vardır. İnşallah  bu alt-üst geçitler, sonrakiler için bir başlangıç olur. 
Alt-üst geçit ve köprülerin, organizeyle düzenli ve intizamlı bir hale getirilmesi gerekir. Yoksa afiş ve benzeri karmaşalardan kurtulamayıp, şehrimizin tanıtımında görüntü kirliliğine sebep olabiliriz.
Görünen o ki, üst geçitlerin olmasına rağmen, yayalar sanki kullanmaya  pek meyilli değiller. Belki defalarca üst geçit zaruriyetinden bahsedilirken, olunca da neden kullanılmakta tereddüt ediliyor, doğrusu anlamak zor. 
Acaba sorun çok merdiven çıkma mı? 
Sanmıyorum!
Kanımca,  üst geçidi kullanabilmek için, yeterli ortam hazırlanmamasıdır. 
İnsanların yeterince bilgi ve kültüre sahip olamamalarıdır.
İnsanlar, üst geçidi kullanmak mecburiyetinde kalmadıkları takdirde, yayaların merdiven inme ve çıkma zahmetine katlanacaklarını sanmıyorum. 
Muhtelif ölümcül kazaların yaşandığı bir bölgede, neden insanlar üst geçidi kullanmasınlar! 
Yaşlıların ya da hasta olanların kullanmaması, belki anlayışla karşılanabilir; ama genç ve sağlam, dinamik  insanların kesinlikle kullanmaları gerekir.
İnsanların üst geçidi kullanma eğitim ve kültürünün verilmesi, kazandırılması gerekir. Onlara bunun önemini, faydasını anlatmak gerekir. 
Üst geçide insanların yönlendirilebilmesi için, karşılıklı yol kenarlarına, karşıdan karşıya geçmeyi engelleyici muhafaza demirlerinin yapılması, tellerin çekilmesi gerekir. 
Yoldan geçemeyeceğini  düşünen vatandaşlar, ister istemez üst geçide yöneleceklerdir. Yapılması gereken de budur. (Son zamanlarda,  karşıdan karşıya geçişleri önlemek için çekilmiş tellerin  rastgele yerlerden kesildiğine şahitlik ediyoruz. Bu yüzden, kurtulması çok zor olan birçok  ölümcül kazanın  meydana geldiğini ne yazık ki gözlemliyoruz.) 
Yapısal köprülerin şehir versiyonları, zamanla bu bir alışkanlık halini alacağından, alt-üst geçitler amacına uygun kullanılmış olacağından eminim.

Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Mar
22Mar
15Mar

Ölünce Geride Kalanlar

08Mar
01Mar