Sevinmeli miyiz, Üzülmeli miyiz? - Kerim BAYDAK

Sevinmeli miyiz, Üzülmeli miyiz?


Ekonomi kirlenmiş.
Siyaset kirlenmiş,
Teknoloji kirlenmiş,
En önemlisi insanlar kirlenmiş.
Gücü yeten yetene.
Altta kalanın canı çıksın misali; kimin eli kimin cebinde belli değil.
Her şey almış başını gidiyor.
Artık nereye gidecekse!
Elini attığınız her şey, elinizi değil, bedeninizi, ciğerinizi yakıyor.
Alım gücü, her geçen gün azalıyor.
Bir saat önce aldığınız bir emtiayı, bir saat sonra alamıyorsunuz.
Ekonomi allak bullak.
Araba alıyorsunuz, her geçen gün üstüne koyuyor.
Ev alıyorsunuz, iki-üç katını geçiyor.
Altın derseniz, küheylan misali koşuyor, yetişemiyorsunuz.
Döviz derseniz, hayal bile edilmeyen bir oranda artıyor.
Paradan para kazanmak, meslek haline gelmiş.
Benzin, mazot, doğalgaz, elektrik, gıda, sebze-meyve, giyim-kuşam, insan yaşamı için gerekli olan her şey almış başını gidiyor.
Ekonomik bir krizle bu millet karşı karşıya getirilmiş durumda.
Zengin daha zengin, fakir ise gittikçe yoksullaşıyor, alt-üst arasındaki makas, her geçen gün daha da açılıyor.
Elimizdekiler değeri artınca seviniyoruz, ama aynı değere sahip olmaya kalkınca üzülüyoruz, kızıyoruz.
“Ekonomi gerçekten bu kadar kötü mü” derseniz?
“Evet-hayır” demek biraz zor, ama ülke öyle bir hale getirildi ki; ülke batmış izlenimi verilmek isteniliyor.
İnsanlar bitmişliğe, tükenmişlik sendromuna, yok oluşa, strese sokuluyor.

Ne zaman ki bu ülke biraz düzlüğe çıkacak olsa, hemen önüne setler çekiliyor, yoluna engeller çıkarılıyor.
Krizden beslenmeye, nemalanmaya, fırsata çevirmeye çalışan mihraklar, kıllı göbeklerini kaşıyarak, belki de köpüklü kahvelerini höpürdeterek bıyık altından, hatta alenîolarak kıs kıs gülüyorlar.
Neredeyse çiftetelli oyununda göbek atıyorlar.
Tarih boyunca bu milletin başına olmadık belâlar açanlar, yine kirli oyunlar ve tuzakların peşindeler.
Direk müdahale edemeyenler endirekt olarak yandaşlarıyla, yakmaya, yıkmaya, yok etmeye çalışıyorlar.
Yönetimleri ele geçiremeyenler, teknolojik olarak ne yaptılarsa başaramadılar.
Çeşitli vesayetlerle, bir türlü istediklerini elde edemediler.
Görsel ve yazılı medyayla, yatak odalarımıza kadar girerek aile yapımızı bozarak aile müessesesini yok etmeye çalışıyorlar, olmuyor, zorlanıyorlar.
Ellerinde sadece ekonomik saldırılar kaldı.
Dövizle oynamaya, altınla zorlamaya, süper beyinleri ithal ederek değişimin ve gelişimin önünü kesmeye çalışıyorlar.
Zorluyorlar, ama başaramıyorlar, başaramayacaklar.
Piyasalara küresel güçlerin oyuncaklarıyla, yandaşlarıyla, gönüldaşlarıyla müdahale ederek, insanların yaşamını belirsizleştirmeye çalışıyorlar, spekülatif olarak, ekonomik bir savaşa zorluyorlar.
Tarih boyunca birçok belâ ve musibetlere duçar olan bu millet, elbette bunu da başaracak güçte, kuvvette ve kudrettedir.
Bu millet artık uyandı, bu devlet artık eski devlet değildir.
Kabullenemedikleri şey budur, anlayamadıkları şey bu milletin genleridir, duygu, düşünce, birlik ve beraberlik ruhudur.
Bu millet bu badireyi de atlatacaktır. Belki zor olacak, güç olacak, ama olacaktır, Allah’ın izniyle.

Kerim BAYDAK
[email protected]
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ağs

Hayaller Başka Zamana Kalsın

08Ağs

Balkonlar Baş Belâsı

01Ağs

Motosiklet Sürüş Keyfi

25Tem

Ekşin Dolu Bir Hafta Sonu

21Tem

Ailece Piknik Yapacak Yer Az